12 Şubat 2009 Perşembe

Lover's Grief

Dışarısı puslu-sisli
bir kadın - gerçeği aramaya çıkmış sessiz ve gizli
bedeni acıyla yoğrulurken
ve küflü bir bıçakla damarlarına darbeler indirirken
sessizken...
ve Tanrı'nın bile göremeyeceği noktadayken;
gizliyken - herşeyden...
melankolik bir ezgiyle yırtındı gök
gece yağmurun haykırışıyla aydınlanırken,
şimşekler suretinin tablosunu oluştururken
direnmek buydu karşında - böylesine acizken.
o kadın - saçlarını güneşin renginden çalmışken,
karanlık bulandı yavaşça ve ızdıraplı
gözlerine değin yol aldı
bakışları çamurlaştı - senden o denli uzakken
ve sabrıyla kutsanmışken
dirilmek buydu Tanrı'nın gözyaşlarıyla yeniden
daha asi, daha katı ve daha acı...
elinde iblisin yaktığı sigarayla dolanırken,
içinde dumandan saraylar inşa ederken,
kalbi zehirle sevişirken;
ayaklarının altında bir kefen -
sen kırmızısı, ölüm kokusu...
okyanustan bir fısıltı, bir çağrıyla kulakları dans ederken
tek adıma bağlı bir hayat, bir soluk
güneş, yağmur ve okyanus...
geceler Tanrı'dan bile güçlüyken
kadın diz çöktü topraklara -
kaldırdı kanlı ellerini arzuyla
yırtıyordu ne varsa ve hücrelerini sıyırıyordu içindeki fırtına
dudakları aralandı bir gözyaşıyla
toprak uyandı, açtı gövdesini kadına
ayinlerden bir çemberle yarıldı yer
kapattı hazinesini dünyaya
bir ölüm doğdu derinlerde
ve gerçek dirildi bununla birlikte...

Hiç yorum yok: